Blog

HomeHome»Haberler»Çağımızın mucizesi yürümek mi ?

Çağımızın mucizesi yürümek mi ?

Çağımızın mucizesi yürümek mi ?

Yürümenin, sayısız sağlık sorunlarını engellemenin yanı sıra tedavi edici özelliğinin de bulunduğunu biliyor muydunuz ? Üstelik hiçbir yan etkisi yok ve tamamen ücretsiz. Yürümenin neden mucize bir ilaç olduğunu gelin beraberce görelim:

Canlı ve tempolu bir yürüyüşün, bir çok hastalığı tedavi edebildiği doğru. Bu konuda yapılan sayısız çalışma, yürümenin muhtelif kanser tiplerinde olasılığı düşürdüğü, kan basıncını azalttığı ve kilo vermeye yardımcı olduğunu ortaya koymaktadır. Aynı zamanda artrit ağrıları azaltan, osteoporozu engelleyen, enerji seviyesini artıran ve kişiye mutluluk veren etkileri olduğu da bilinmektedir.

Amerika çapında Yürüme Klinikleri bulunan Running Room’un kurucusu John Stanton, yürüyüşün Kuzey Amerika’nın 1 numaralı ve herkesin yapabileceği egzersizi olduğunu belirtiyor. Yürüyüş ve koşunun faydaları aynı; temel fark, yürüyüşün daha fazla zaman alması ve kasla ve eklemler üzerinde daha az baskı yaptığı için, daha az spor yaralanmalarının görülmesi. Stanton, yürüyüşü koşu için bir geçiş olarak görmekteyken, artık insanların sadece yürüyüşü tercih ettiğinin altını çiziyor.

Barrie şehrinden Emekli asker Kim DeLisle da yürümenin gücüne inanıyor. Travmatik stres bozukluğu bulunan DeLisle, 3 yıl önce Running Room kliniğinde yürümeye başladı.  DeLisle, yaşları 48 ile 65 arasında değişen ve haftada 3 gün kadın egzersiz ve grup terapi  amaçlı buluşan Barrie Yürüyüşçülerinin öncülerinden.  Durumunu: “Gruba katılmadan önce gelişigüzel spor yapıyordum. Ancak, artık kendimi daha tutarlı, disiplinli ve güçlü buluyorum. Aynı zamanda kendime olan güvenim de yerine geldi, ki bu saydıklarım mental durumumu etkileyen ve işimi kaybetmeme sebep olan şeylerdi. Evimin dışına çıktığımda, dünya ile iletişime geçiyorum ve grubumdaki inanılmaz kadınların da desteğini hissediyorum” diyerek özetliyor.

 

Yürüyüşle ilgili hala ‘acabalarınız’ varsa okumaya devam edin:

Hastalıklarla vedalaşın!

Yürüyüş sizi kesinlikle daha sağlıklı olma yolunda hedefinize ulaştırır. 2013 yılında yapılan Ulusal Yürüyüşçüler Sağlık Araştırmasında, araştırmacılar yürüyüş yapan 15,045 kişiyi incelediler. Bu incelemede, canlı ve tempolu bir yürüyüşün yüksek tansiyon riskininin yanı sıra, kolestrol ve diyabeti de sınırlar dahilinde tutmada yardımcı olduğu görüldü.

Yürüyüş, kanserle mücadelede de etkili bir yardımcıdır. Amerikan Kanser Derneği, günlük 1 saatlik bir yürüyüşün kadınlarda meme kanseri riskini 14% düşürdüğünü belirtmiştir. Bununla beraber, 30 dakikalık tempolu bir yürüyüşün, kalp krizine yol açabilecek yüksek tansiyonu kontrol altına alarak riski 27% düşürdüğü belirtilmiştir. Britanya Medikal Dergisi de buna paralel hem erkek hem de kadınlarda kolon kanseri riskinin yürüyüşle azaldığını vurgulamıştır.

Faydaları saymakla bitmez denir ya, hakikaten bitmiyor…

Düzenli yürümenin fiziksel faydaları

Düzenli yürümenin fiziksel faydaları

Düzenli yürüyüş, mental olarak da her daim dinçlik sağlıyor; Kaliforniya Üniversitesinin 65 yaş ve üstü 6,000 kadın üzerinde yaptığı araştırmada, yürüyüş yapan kadınlarda yaş ilintili hafıza kaybının, yürüyüş yapmayanlara kıyasla daha az olduğunu görülmüştür. Bir çok diğer bilimsel araştırma da bunaklık ve alzheimerın da görülme sıklığının, yürüyüş yapanlar arasında düştüğünü göstermektedir.

 

Toronto’da spor hekimliği yapan Dr. Ira Smith, işinin hastalara egzersiz reçete etmek olduğunu söylüyor. Dr. Smith, yürüyüşün damarları bir arada tutan kasları rahatlattığını, bunun neticesinde kan dolaşımının da olumlu etkilendiğini belirtiyor. Basit egzersizlerin hastalıklarda önleyici etkisi olduğuna, Dr. Smith de katılıyor.

Bu hastalıklar arasında, Kanada’da son yıllarda çok sık görülmeye başlayan ve yılda 60,000 hastada rastlanan tip 2 diyabet de var. Güzel haber nedir peki ? Tip 2 diyabet önlenebilir ve yürüyüş bunun için birebir…

Dr. Smith, egzersizin insülin direncini düşürdüğünü, böylece vücudun glikozu daha efektif kullanarak tip 2 diyabeti yönetebildiğini belirtiyor.

Yürümek ağrılı eklemler üzerinde de etkili olabiliyor: Yaklaşık 4.6 milyon Kanadalı’ya eklem iltihabı teşhisi konduğu biliniyor. Eklem rahatsızlığı olan birisinin aklına en son gelecek şeylerden birisi egzersiz iken, doktorlar tam tersini düşünüyor. Yürüyüş eklem bölgelerine oksijen ve yapı maddelerini sağlayarak bu bölgeleri destekliyor. Eklem rahatsızlığı olan Suzanne Graham, gençlik yıllarındaki bir kazadan kalma diz rahatsızlığından yıllarca çektiğini belirtirken; düzenli yürüyüş sonrası bu ağrıların neredeyse tamamen kaybolduğunu söylüyor.

Kilo kaybı için de yürüyüşü ihmal etmeyin

Obezite günümüzün en ciddi sorunları arasında yer alıyor. Kanadalıların 40%’ı ya aşırı kilo ya da obeziteden muzdarip; ancak bazıları için fazla kilolardan kurtulmanın anahtarı, kapının hemen dışında olabilir. Yürüyüş, herkesin heryerde yapabileceği ve ne kadar ara verdiği farketmeksizin yapabileceği bir aktivitedir. Toronto WoW Power Yürüyüş grubunun kurucularından Lee Scott, yeni başlayan herkese basit bir öneri olarak, dışarı çıkıp yürümesini tavsiye ettiğini söylüyor.

Egzersiz& dengeli beslenme şart!

Egzersiz& dengeli beslenme şart!

Egzersiz& dengeli beslenme şart!

Basit bir yürüyüş mucizeler yaratabilirken, buna ek olarak kısa deparlar ile hızlı yürüme ( mesela bir toplantıya geciktiğinizdeki gibi) ve bunu takiben orta tempoda yürüyüş de kalori yakımını artırırken, yürüyüşün sağlığınıza katkısını da yükseltir.

Scott, yeni başlayanlara 10 dakika ile başlayıp, zamanla mesafe ve süreyi artırmalarını öneriyor. Running Room kliniği de aynı mantıktan yola çıkarak, haftada 10% mesafe ve süre artışı tavsiye ediyor

Bununla da sınırlı kalmayıp, yeme içmenin, hatta sağlıklı yeme içmenin de katkısını unutmamak gerekiyor. Scott, kilo ile mücadelenin %50’den fazlasının diyet ve beslenme ile ilgili olduğunun altını çiziyor.

Japonya’da bulunan Shinshu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Hiroshi Nose, hızlı yürüme süreleri ile orta tempo yürüme karışımının etkilerini ölçmek üzere çalışmalara başladı. Bu çalışmada, bir grup sürekli orta tempoda yürürken, bir diğer grup ise 5 setten oluşan aralıklı yürüyüşler yaptı. Aralıklı 5 set yürüyenlerde Aerobik fitness, bacak güçlenmesi ve tansiyon verilerinin olumlu yönde geliştiği görüldü.

Zihinsel gelişim için yürüyün

Yürüyüşün fiziksel katkıları saymakla bitmiyor; peki ya zihinsel gelişime katkısı?

Toronto’dan Klinik Psikolog Amanda Beaman’a göre, yürüyüşün en önemli avantajlarından bir tanesi de zihinsel sağlığa olan katkısı.

Dr. Beaman, depresyona yol açan döngünün genellikle kişinin kendisini sosyalleşme ve egzersiz gibi pozitif desteklerden izole etmesi ile sağlandığını belirtiyor. Bu izolasyon, depresyonun daha da güçlenmesine neden oluyor. Depresyonla mücadelede yürüyüş başta olmak üzere hareketlilik kilit rol oynuyor.

Yürüyüş zihinsel gelişime de yardımcı

Yürüyüş zihinsel gelişime de yardımcı

Fitness ve egzersize yeni başlayanlar, sadece egzersizin fiziki faydalarından değil; zaman içerisinde hız ve mesafeleri arttıkça, mental olarak da tatmin yaşıyorlar. Psikolojik perspektifden bakıldığında, koyulan hedefe ulaşma küçük ya da büyük, kesinlikle olumlu katkıda bulunuyor.

Dışarı çıkıp yürümek gibi basit bir aktivite, aynı zamanda üretkenliğe ( dışarı çıkıp bir mektubu postalamak vb) ve sosyalleşmeye de ( bir arkadaşla yürümek vb) olumlu etki yapıyor. Dr. Beaman’a göre her iki durumda da pozitif psikolojik etkiler söz konusu.

Kaygılı kişilik probleminin tedavisinde, yürüyüş ve egzersiz daha da spesifik bir önem kazanıyor. Dr Beaman, kaygılı kişiliğe sahip kişilerin kavgacı ya da uçuş modunda olduklarını; hayatlarındaki iş-evlilik-çocuk vb stres etkenlerine “tehditmişcesine” reaksiyon verdiklerini belirtiyor. Bu da terleme, yüksek nabız, baş dönmesi ve uyuşma gibi fizyolojik semptomları tetikleyebiliyor. Yürüyüş gibi basit bir fiziksel aktivite bile, iki şekilde stres ve kaygı kaynaklı etkilerden koruyabiliyor: Eğer kişi düzenli ve tempolu egzersizler yapıyorsa, stres etkenlerinden fazla etkilenmiyebiliyor. Aynı zamanda, egzersiz nedeni daha yüksek nabıza alıştıklarından, stres veya kaygı anında yükselen nabız etkileyici olmuyor.

Egzersizin vücudumuzaki endorfin salgılanmasını artırdığı artık biliniyor; dolayısı ile yürüyüş, mental sağlık için doktorların yazabileceği mükemmel bir reçete olabiliyor. Dr. Smith  endorfinin vücutta olumlu hisleri tetikleyerek ağrı ve acıyı azalttığını ve stresi frenlediğini belirtiyor.

 

Yürüyüşe hazır mıyız ? Sağlıklı ve güvenli bir şekilde başlamak için küçük ipuçları:

Başlangıç için ölçülü olmak çok önemli. John Stanton, yeni başlayanların yaptığı en büyük hatanın erkenden aşırı yüklenmek olduğunu söylüyor. “ Yürümeye başlıyorlar ve endorfin mucizesi ile tanışıyorlar; ancak daha başında abartınca sakatlanabiliyorlar” diyen Stanton bu hataya düşmemek adına, fazla yüklenmeden başlamayı ve program doğrultusunda, üzerine koyarak ilerlemeyi tavsiye ediyor. Artık ağrı ile keskin ağrı arasındaki farkı bilmiyorsanız, devam eden ağrılarda, sakatlanmamak adına doktorunuza görünmenizde fayda olabileceğini hatırlatıyor.

Bacaklarda sertliğin ya da sakatlığın önüne geçmek için her yürüyüşten sonra esneme hareketleri yapmanızda da fayda var.

Gündelik rutinimizde küçük değişiklikler yaparak, oturarak yorulan değil, yürüyerek sağlıklı kalan bireyler olmak için sizde küçük egzersizler ve her fırsatta yürüyüşü ihmal etmeyin. Deva her zaman ilaçta değil, bazen de kendinizdedir.

Sağlıklı günler…

Kaynak: Besthealthmag