Blog

HomeHome»Haberler»Terleyenlerin bitmeyen kabusu! Ter ve koku gerçekten çözümsüz mü ?

Terleyenlerin bitmeyen kabusu! Ter ve koku gerçekten çözümsüz mü ?

Terlemenin çözümü var!

Antiperspirant mı, deodorant mı yoksa ikisi birden mi ?

Terlemek, ter izi ve ter kokusu… Bazılarımızın zaman zaman, bazılarımızın ise sürekli şikayet ettiği ya da endişe duyduğu konulardır. Kişisel bakım endüstrisinin de üzerinde ağırlıklı olarak çalıştığı bu konularda terimler ve çözümler üzerine ne kadar bilgiliyiz ?

Gelin beraberce bakalım:

Antipersperspirant ve deodorant arasında ne fark vardır ?

Ter konusunda iki önemli konuya dikkat etmelisiniz: Ter ıslaktır ve kokusu yoktur!

Doğru okudunuz, terin kokmasının tek sebebi derimizin üzerinde ya da altında oluşan ve yaşayan bakterilerdir. Antiperspirantlar ıslaklıkla ilgili çözüm sağlarken, deodorant ise bakterilerin sebep olduğu kokuyu halleder. Kavramlar sürekli birbirine karıştırılır ve bazı formüller iki görevi de yaparak antiperspirant deodorant olarak kullanılır. Esasında her iki ürün de farklı çalışır ve farklı regüle edilir.

Kanada hükümetine bağlı Kanada Sağlık Departmanı, bakterilerin sebep olduğu kokuları maskelemekte ya da nötralize etmekte kullanıldığı için deodorant kozmetik ürün olarak sınıflandırmaktadır. Diğer yandan, antiperspirant ise ilaç sınıfına sokulmuştur zira terin akışını engelleyerek derinin fonksiyonunu değiştiren bir yapısı bulunmaktadır.

 

Zamansız terleme rahatsız edici olabilir

Zamansız terleme rahatsız edici olabilir

Peki bu iki ürün nasıl çalışır ?

Deodorant: Kol altlarımız ter bezlerine ev sahipliği yapar ve burada bakterilerin üreyebileceği sıcak ve gizli bir yer yaratır. Deodorantlar, kol altlarımızın bakteri dostu olmaması için asidik ve tuzlu maddeler içerir. Bakterinin ter ile karışmasına, kokunun da ortaya çıkmasına mani olur. Bazı deodorantlar da, koku ve parfüm içerir ve bunlar da istenmeyen kokuları maskeler.

Antiperspirant: Antiperspirantların etiketlerini incelediğinizde, bir çoğunda aluminyum bileşenlerin aktif içerik olduğunu görürsünüz. Bu bileşenler, cilt tarafından emilir ve ter kanallarını perdeleyerek terin akışını engeller. Bu perdeleme kısa bir sure devam eder ve bu yüzdendir ki antiperspirantlar tekrar tekrar kullanılarak kuruluk hissi yaratılmaya çalışılır.

Ne tarz ürünleri seçmeliyim ?

Bir çok ürün hem antiperspirantlar hem de deodorant içerdiği için esasında temelde birbirlerinden çok farklı değildir. Bu noktada kişisel gereksinimlere bağlı seçim yapmak en doğrusu olacaktır. Öncelikle hangi sorunla baş etmek istediğinizi belirleyin: koku mu ter mi ? yoksa her ikisi de mi ?

Bazıları için en ideal ürün ter ve kokuyu beraber giderin ikisi bir arada en iyi çözümdür. Bazıları ise direkt olarak deodorant seçeneğini tercih eder. Favori kokunuzu ( ya da kokusuz) seçin ve kullandığınızda nasıl bir hissiyat yaratmasını istediğinize karar verin: ıslaklık mı kuruluk mu ? Hassas ciltler içinde seçenekler mevcuttur ve aynı zamanda doğal, aluminyum içermeyen ya da mineral tuz kristallari içeren seçenekler de bulunmaktadır.

Ter kokusu, sebebi ne olursa olsun, hoş değildir.

Ter kokusu, sebebi ne olursa olsun, hoş değildir.

Yeni olduğu belirtilen, daha kuvvetli “klinik onaylı” antiperspirant formüller mi kullanmalıyım ?

Bazı antiperspirant ve deodorantlar “sporcu için” ya da “ klinik onaylı” ibareleri içerir. Bunların bazıları avrupada reçete ile satılmakla beraber, diğer birçok ürün normal market raflarında yer almaktadır. Fazla terleyenler için bu tarz ürünler terleme ve beraberinde gelen kokuları azaltmada faydalı olabilmektedir. İş görüşmeleri, terleten sporlar vb durumlarda bu ürünlerin faydası ziyadesi ile görülebilir zira ekstra bir terden koruyucu etkileri görülür.

Normal zamanlarda ise regular – normal formüllü bir ürün de iş görecektir. Antiperspirant bir ürün üzerinde ister “regular” isterse “ekstra” ya da “ azami koruma” yazsın, terlemeyi %20-30 azaltır. Unutmayın, hiçbir ürün terlemeyi %100 e kadar önleyemez.

Ter ve koku için artık çok fazla seçenek mevcut.

Ter ve koku için artık çok fazla seçenek mevcut.

Antiperspirant ve deodorantların kullanımı gerçekten güvenli midir ?

Bir süredir insanlar, aluminyum içeren antiperspirantlar ile meme kanserini ilişkilendiren mailer gönderiyorlar. Bunun muhtemel sebebi, mammogram öncesi kadınlara deodorant ve antiperspirant kullanmamaları gerektiğinin söylenmesi olabilir. Bu ürünlerin kalıntıları, X-rayleri etkileyebilir ve bu da memede anormallik olarak gözükebilir. Amerikan FDA ve Meme Kanseri Birliği meme kanseri ve deodorant/antiperspirant kullanımını ilişkilendiren tıbbi ya da bilimsel bir kanıt olmadığını açıklamıştır.

Bu iki ürünün belirlenen tek riski cilt tahrişi olarak belirtilmektedir. Bir çok formül PH dengesi gözetilerek yani asidik olmayan, ciltte tahriş yaratmayacak şekilde üretilmektedir. Yine de cildinde rahatsızlık hissedenlerin bu ürünleri kullanıma ara vermesi; özellikle de kesin, tahriş vb durumlar içeren ciltte kullanmaması önemlidir.

 

Doğal ürün seçenekleri neler ?

Deodorantlar: Kokusuz, hipo alerjik, yapay koku içermeyen ürünler marketlerde satılmaktadır. Bir kaç sene öncesine kadar, doğal tuz mineralleri içeren ürünleri bulmak zordu; bulunanlar ise kaya gibi sert, uygulaması zor ürünlerdi. Günümüzde ise normal ürünler gibi uygulanabilen, roll on tarzı modelleri bulunmaktadır.

İlle de “deodorant kullanmayağım!” diyorsanız, özellikle kol altı hijyenine dikkat etmek, bu bölgeyi temiz ve kuru tutmak ideal bir yöntemdir.

Antiperspirantlar: Eğer ekolojik taraftan düşünürseniz ve aluminyumun riskleri size endişelendiriyorsa, bu ürünü kullanmamak bir çözümdür. Terleme vücudumuzun doğal soğutma mekanizmasıdır ve buna müdahele etmemek de bir seçenektir.

 

Leave a Comment

*