Blog

HomeHome»Uzman Görüşü»Topuklu Ayakkabılar tehlikeli mi ? II. bölüm

Topuklu Ayakkabılar tehlikeli mi ? II. bölüm

Hiç düşündünüzmü ? Beğeni ile kullandığınız topuklu ayakkabılar ilk ne düşünülerek tasarlandı acaba?

Şıklık olsun diyemi? Hayır! İlk topuklu ayakkabı tasarımı,boyu olduğundan daha uzun gösterme çabasından doğmuştur. Leonardo da Vinci tarafından, Fransa’da elit bir ailenin kısa boylu kızı için tasarlanmış olup, sonra şıklık amaçlı geliştirilip benimsenerek günümüze kadar vazgeçilmezliğini ve büyüsünü koruyarak kullanımı süregelmiştir. Günümüzde ise, kullanıcılar için şıklığı kadar, bir ayakkabının konforuda önemlidir. Bazı püf noktalarını göz önünde bulundurarak yapacağımız ayakkabı seçimi ile bu konforu sağlamak çok da zor değil.

  • Ayakkabı provası akşam üstü gibi, ayakların en şişmiş olduğu saatlerde yapılmalıdır.
  • İlk provada rahat olmayan ayakkabı ile “zamanla uyum sağlarım”nafile çabasına girilmemelidir. Unutmayalım ki “ayakkabı size uymalı siz ayakkabıya değil”.
  • Ayakkabıda topuk rahatlığı, ayak oyuntusunun tam oturmasına bağlıdır.
  • Ayakkabı seçiminde konfor, ayakkabının iç dokusu ile başlar. İçi yumuşak ve havalandırmalı olmalıdır.
  • Taban ayağın doğal şekline, uç kısmı parmak anatomisine uygun, esnek ve yumuşak; taban astarı, ayak sağlığı açısından antibakteriyel olmalıdır.
  • Ayakkabının dışı hakiki deri, nubuk, süet vb. , altı ise kösele olmalıdır.
  • Kauçuk tabanlı ayakkabılar da, esnek ve yumuşak olmaları nedeni ile ayak sağlığı açısından tercih sebebidir.
  • Yazın canımızı sıkacak küçük kazaları önlemek için açık ayakkabılarda kalın bantlar tercih edilmelidir.
  • Ayakkabılar, içine yerleştirilecek kalıplarla muhafaza edilmelidir.
  • Yüksek ökçelerde yük parmak ucuna, babetlerde ise topuğa biner. Bu da ağrıya sebep olur. Yük binen kısımlar, silikon veya jel yastıklarla desteklenip ayak konforu sağlanmalıdır .
  • Ayak tabanımızda vücudumuzun 2 katı gözenek bulunur. Suni deri ve sentetik çorap kullanımı aşırı terleme yaparak havasız bir ortam yaratır; bu da mantara sebep olur. Suni deri ve sentetik çorabın beraber kullanımından kaçınılmalıdır.

 

Kuru zemine, ıslak ayakla yapılacak test en doğru sonucu verecektir.

Kuru zemin- ıslak ayak  testi en doğru sonucu verecektir.

Ayakkabı seçimimiz taban yapımıza da uygun olmalıdır. Tabanımız, ıslak ayakla kuru zemine basıldığında: – Ayak çukuru oluşuyorsa normal taban, – Aşırı ayak çukuru oluşuyorsa çukur taban. Bu tip tabanlarda, ayak çukurunu rahatlatacak destekle ayakkabı ayağa uyumlu hale getirilmelidir. – Ayak çukuru hiç oluşmuyorsa düz tabandır. Bu tip tabanlarda azami çelik destekli özel kalıplarla ayak konforu sağlanmalıdır. Ayak sorunları erken yaşlarda yapılacak parmak ucunda dururken ayak çukuru oluşmaması gibi küçük testlerle takip edilmelidir. Ayağımızdaki 26 kemiğin 14 tanesi parmaklarımızda bulunmaktadır. Düşünün, 14 tane mini mini oynar kemik ve siz onları anotomisine hiç uygun olmayan sivri burun bir kalıba sokup rahat etmesini istiyorsunuz ve bu elbette ki mümkün değil. Zira kemikler sıkıştığında deformasyon başlar ve sonucunda ızdıraplı, geri dönüşü zor problemler cereyan eder.

Ayağı en rahat ettirecek ayakkabı, iyi bir ustanın elinden çıkmış, kişiye özel tasarım ile yapılmış ayakkabıdır.   Ayakkabının sadece ayak anatomisine değil, vücut anotomisine de uygunluğu önemlidir. Baseni geniş, omuzları dar olanların geniş tabanlı ayakkabıları tercih etmesi gerektiği gibi, çok kısa ve çok uzun boylularda aşırı platform sakil duracağından tercih edilmemelidir. Yüksek ökçelerle atacağımız her küçük adım, rahat ve dengeli yürüyüş için ritim sağlayarak vücudunuza ahenk kazandıracaktır. Rutin ayak bakımı da ihmal edilmemeli, tırnaklar mutlaka kısa ve küt kesilmelidir. Yorgun ayaklar, ılık ve sabunlu su ile yıkanıp soğuk su ile canlandırılmalı, biberiye veya susam yağı ile parmak ucundan topuğa ovularak yapılacak masajla rahatlatılmalıdır.

Sağlıklı ve mutlu günler

Yıldız Öztürk

Leave a Comment

*